1 Aralık 2008 Pazartesi

*Yüksek Mühendis Hüseyin Hüsnü Gürel'den TÜBİTAK'a: "Erzincan da Doğalgaz arama ve afetlere karşı önlem süreci başlatılmalıdır."
***
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı’na
ANKARA

İlgi : 16 Ekim 2008 Tarih ve B.02.1.TBT.0.06.03.00.165 -754 Sayılı yazınız,
Konu : 10 Ekim 2008 tarihli rapor sunumu ve başvurumuz,
İlgide kayıtlı başvurumla alakalı olarak tarafıma gönderilen; Araştırma Destek Programları Başkanı Prof. Dr. M. Arif Adlı imzalı cevabi yazıda: “Kurumumuza yazıyla iletilmiş önerinizle ilgili olarak TÜBİTAK tarafından, bireysel araştırma projelerine destek verilmemesi nedeniyle, herhangi bir girişimde bulunulması söz konusu olamamaktadır. Çalışmanıza Kurumumuz tarafından maddi veya teknik yardım sağlanması ancak önerilerinizi bu konuda yetkin bir ekiple vermeniz ve TÜBİTAK proje değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilmesiyle mümkün olabilir. … Bilgilerinizi saygılarımla rica eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim” denilmektedir.
OYSA:
1.
Benim taraf ve Kurumunuza sunduğum raporda; Marmara Bölgesi ile Erzincan şehri ve ovasında (yeraltında doğalgaz patlamalarından ileri gelen kıyametler koparcasına oluşan çok korkunç afetler konusu ve Erzincan Ovasında) zengin “Doğalgaz yatağının varlığı” açıklanmakta, Kurumunuza ihbar edilmekte ve konuyla ilgili gerçekler yazılı belgelerle bilimsel olarak ortaya konularak ispatlanmaktadır.
2. İlgi yazınızın ikinci paragrafında yer alan: “Çalışmanıza Kurumumuz tarafından maddi veya teknik yardım sağlanması ancak önerilerinizi bu konuda yetkin bir ekiple vermeniz ve TÜBİTAK proje değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilmesiyle mümkün olabilir” denilmekle, benim maddi destek bağlamında her hangi bir talebim, ihtiyacım ve beklentim yoktur. Teşekkür ederim.
3. Mahallinde bir inceleme-soruşturma ve görgü tanıklarıyla görüşme gereği duyulduğu takdirde; Bu görev kurumunuzca görevlendirilecek uzman-teknik personel tarafından yapılmalıdır. Zira benim yaptığım vatandaşlık görev ve sorumluluğu buraya kadar olup; Bundan sonraki yasal sorumluluk ve yükümlülük kurumunuza ait olacaktır.
Ülkemizin “doğalgaz” konusunda çok büyük sıkıntı içinde bulunduğu ve meydana gelen korkunç afetler nedeniyle büyük kaygılar yaşadığı bilinen bir gerçektir; Raporumda açılanan bilimsel ve teknik hususlar üzerine gidilmesi resmi, yasal ve sosyal bir sorumluluktur diye düşünmekteyim.
NETİCE VE İSTEK:
Kurumunuza sunulan 10.10.2008 tarihli raporun, teşkil edilecek bir “yetkin kurul” tarafından bütün belge ve ekleriyle incelenmesini; Benim de bu heyete mutlak surette davet olunarak görüşlerimin alınmasını; Kurul’un ikna olması halinde derhal “doğalgaz patlamalarından ileri gelen afetlerin önlenmesi ve Erzincan Ovasındaki çok zengin doğalgaz yatağından istifade edilmesi için” ilgili kurum ve yetkili makamlar nezdinde acil bir “doğalgaz arama” ve “afetlere karşı önlem” faaliyet sürecinin TÜBİTAK öncülüğünde başlatılmasını arz, teklif ve talep ederim.
SAYGILARIMLA,
Hüseyin Hüsnü GÜREL
, İnş. Yük. Müh., (İTÜ-1953)
ADRES: Ahenk Sokak No: 10/11, Çankaya / ANKARA
E.mail: hhgurel@hotmail.com, WEB : http://www.milliservet.blogspot.com/
TEL: 0312.418 12 37
ÖNEMLİ NOT: Bu yazı 01 Aralık 2008 Tarih ve 14325 Sayı ile TÜBİTAK evrakına elden teslim edilmiştir.

21 Kasım 2008 Cuma

BU GERÇEKTİR. HÜKÜMET UTANSIN !...
03.11.2008 10:47 tarihinde Prof. Dr. Salih Ziya KONYALI Yazmış; Cevap Yaz
Sayın Hüseyin Hüsnü GÜREL'in her satırı gerçek, doğru, isabetli ve hükümeti harekete geçirmesi gereken raporunu 549 mebusa bizzat gönderdim. Beklentim derhal harekete geçişlmesi ve bölgede var olan rezervin en kısa sürede ortaya çıkartılarak halkın hizmetine sunulması idi. Fakat onlar, vatan, millet ve halk için bunu yapmak yerine; Halka ihanet ve zulüm anlamına gelen devasa (insanlık dışı) zammı yapmayı tercih ettiler. Kaldı ki, Avrupanın en uc köşesinde tonu 66 dolara kullanılan doğalgazın ülkemizde 270 doları aşan bir fiyata alınıp-satılması utanç verici bir suçtur. Milli kaynaklara bu denli kayıtsız kalan ve dışa bağımlılığı marifet sayan AKP ve hükümetini şiddetle kınıyor ve zerre kadar insani sorumlulukları varsa Erzincan da var olan doğalgazı çıkartmaya davet ediyorum. Okuyanlara saygılar. http://haberbankasi.com/haberoku.php?t=BU_GER%C7EKT%DDR._H%DCK%DCMET_UTANSIN_!...&haber=1657144
***
Telefonla ulaştığım sayın H. Hüsnü Gürel, konu hakkında oldukça heyecanlı ve ısrarla iddiasını sürdürüyor. Yıllarını mesleğine adamış, vatansever bir büyüğümüz olan Sayın Gürel'e sonsuz teşekkür eder, iddiasının gerçekle buluşması halinde ülkemize en büyük katkılardan birisini yapmanın onurunu taşıyacağına inancımızı dile getiririz. TOGEÇ

17 Kasım 2008 Pazartesi

DEĞERLİ BASINIMIZ VE KAMUOYUNA AÇIKLAMA
TÜRKİYE PETROLLERİ (TPAO) GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ERZİNCAN OVASI VE CİVARINDA PETROL VE DOĞALGAZ ARAMA FAALİYETLERİNİN SÜRDÜRÜLMESİ KARARI MEMNUNİYETLE KARŞILANMIŞTIR.”
İnternette yayınlanan TPAO Genel Müdürlüğü’nün 24.10.2008/019229-3690 sayılı cevabi yazıları ile bu Genel Müdürlükçe Erzincan ovası ve civarında petrol ve doğalgaz arama çalışmalarının sürdürüldüğü konusunda verilen bilgi; çok büyük memnuniyetle karşılanmış ve yayınlanan 10.10.2008 tarihli rapor Türk ve Dünya kamuoyunda büyük bir ilgi görmüştür. .
TPOA Genel Müdürlüğünce bu tarihe kadar Erzincan ovasında hiçbir ciddi petrol ve doğalgaz araması yapılmamış olduğundan Erzincan ovasında petrol ve doğalgaz aramalarına bu tarihten sonra sürdürüleceği anlaşılmaktadır. Esasen, Erzincan ovasında zengin doğalgaz yatağının varlığı kesin olarak belirlenmiş olduğundan; TPAO tarafından bu doğalgaz yatağının hangi derinlikte bulunduğu ve nerelere kadar devam ettiği konusunda araştırma yapılacaktır.
Son zamanlarda doğalgaz fiyatlarının anormal ölçüde artması sebebi ile Erzincan ovasında varlığı belirlenmiş doğalgaz yatağından bir an önce üretim yapılması fevkalade önem kazanmıştır; Yetkili Makamlarca ve TPOA Genel Müdürlünce gerekli çabanın gösterilmesi ile Ülkemiz çok bol ve çok ucuz doğalgaza kavuşmuş olacaktır.
TAMAMLAYICI BİLGİLER

VE YENİ GELİŞMELER:
Dünyada yalnız Marmara bölgesi ile Erzincan şehri ve ovasında yeraltı kil tabakaları arasında düdüklü tencerelere benzer ortamlarda deprem hareketleri başlamadan kısa bir süre önce doğalgaz patlamaları meydana gelmektedir.
Bu patlamalar ile suya doygun zeminlerde meydana gelen canavarlar kudretindeki sıvılaşma olayları ile zeminler aşağı doğru itilmektedir. Zeminlerin itilmesiyle yüzey arazi deniz gibi dalgalanarak kıyametler koparcasına korkunç afetler meydana gelmektedir.
Deprem hareketleri başlamadan önce yeraltı doğalgaz patlamalarından ileri gelen bu korkunç afetlerin deprem olaylarıyla hiçbir ilgisi yoktur.
Depremleri önlemek mümkün olmadığı halde; yeraltında doğalgaz patlamalarından ileri gelen bu korkunç afetlerin çeşitli teknik tedbirlerle önlemek mümkündür. Bugüne kadar yalnız Osmanlı Padişahı II. BEYAZIT’ın 499 sene önce meydana gelen 1509 depreminde; İstanbul’un çeşitli yerlerine 400 kuyu kazdırmış, bu kuyular ile; yer altı düdüklü tenceresine 400 delik açılmış; bu kuyular denge bacası görevi yapmış ve Osmanlı Padişahı bu kuyular ile yeraltında doğalgaz patlamalarından ileri gelen sarsıntılardan İstanbul’u kolayca kurtarmıştır.
Erzincan ovasında depremler esnasında gökte doğalgazın alev ile yanması ile gökyüzünün saatlerce ve günlerce kızıl renge büründüğü; deprem geceleri gökte yanan doğalgazın ısısıyla trilyonlarca m3 çok soğuk hava ısınması ile ve ovadaki karların erimesiyle; bu ovada zengin doğalgaz yatak varlığı kesin şekilde belirlenmiştir.
Erzincan ovasında her depremde Ülkemizin yıllık doğalgaz ihtiyacından çok fazla gökte doğalgazın yandığını; bu doğalgaz yatağı ortaya çıkarıldığı takdirde; Ülkemizin bütün doğalgaz ihtiyacı karşılandıktan sonra fazla doğalgazın harice ihraç edileceği; bu çok zengin doğalgaz yatağı ile Ülkemizin ve Erzincan’ın kaderi değişeceği; Ülkemizin doğalgaz bakımından dışa bağımlılıktan kurtulacağı; yüz binlerce iş imkânı sağlanacağı; etrafı dağlar ile çevrili Erzincan ovasındaki bu doğalgaz yatağının erozyon aşınmasına karşın çok mükemmel şekilde korunduğu; masa başında oturarak bu konudaki gerçekleri anlamak mümkün olmadığı; mahallinde yapılacak bilimsel araştırma, soruşturma ve görgü tanıkları ile görüşme ve bu konudaki yazılı belgelerin incelenmesi ile bu konulardaki gerçeklerin öğrenileceği; bu konularda tarafımdan düzenlenen 10.10.2008 tarihli rapor Yetkili Makamlarına ve ilgili devlet kurumlarına ve kuruluşlarına sunularak; bu konulara ilgi gösterilmesi ve bu konularda yardımcı olunması dileğinde bulunulmuştur.
Bu rapor
http://www.milliservet.blogspot.com/ internet (WEB) adresinde açıklanıp yayınlanarak Kamu oyuna duyurulmuş ve kamuoyu bilgilendirilmiştir. .
Bugüne kadar; Erzincan ovasından geçen faylar sebebiyle bu ovada petrol ve doğalgaz yatağının bulunmadığı ileri sürülmüştür. Tarafımdan düzenlenen 10.10.2008 tarihli raporda açıklandığı gibi; Arabistan platosu Anadolu’yu ve Erzincan ovasını muazzam kuvvetler ile itmektedir. Bu itme ile Anadolu her yıl Yunanistan’a doğru 2,5 cm. kadar yaklaşmakta ve her yıl Erzincan ovası 1-2 cm. kadar daralmakta ve Munzur Dağlarıyla Spikor dağları her yıl birbirine 1, 2 cm kadar yaklaşmaktadır. Arabistan platosunun Erzincan ovasını muazzam kuvvetlerle itmesiyle Erzincan ovasındaki fay yüzeyleri çatlıyarak kırılmakta ve fayların kırılmasıyla depremler meydana gelmektedir. Depremler esnasında çatlayan faylardan kaçan doğalgaz kaçakları deprem olayı olup bittikten sonra bu fay çatlakları kısa sürede vana gibi kapandığından doğalgazın dışarı çıkmasına izin verilmemektedir. Bu nedenle Erzincan da yeniden bir depremin meydana geleceği tarihe kadar 40-50 sene gibi çok uzun müddet faylardan doğalgaz çıkmadığından bu ovadaki doğalgaz yatağının zenginliği çok mükemmel şekilde korunmaktadır.
Erzincan ovasındaki faylar depo görevi yapmakta ve bu fayların içi Endonezya da ve Malezya da olduğu gibi tıka basa petrol ve doğalgaz ile dolu bulunmaktadır.
Erzincan ovasında açılacak petrol kuyuları ile petrol ve doğalgaz artezyen şeklinde fışkıracak ve çok ekonomik üretim yapılacaktır.
AÇIK TEŞEKKÜR

Maden Mühendisleri Odası Başkanlığının internette yayınlanan 27.10.2008/1807 sayılı yazıları ile Marmara Bölgesi ile Erzincan şehrinde ve ovasında yeraltında doğalgaz patlamalarından ileri gelen kıyametler koparcasına çok korkunç afetlerin önlenmesi ve Erzincan ovasındaki doğalgaz yatağının ortaya çıkarılması konularında tarafımdan düzenlenmiş olan 10.10.2008 tarihli bu raporun incelendiğini; bu konulara her türlü yardım ve desteğin verileceği bildirilmiştir. Maden Mühendisleri Odası Başkanlığı Ülkemize ekonomik katkı sağlamak için gerekli ilgi, vatanseverlik ve yüceliğini göstermiştir. Maden Mühendisleri Odası Başkanlığının gösterdiği bu çok büyük ilgi ve gösterilen bu tutum daima şükranla anılacaktır.
İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ’NE BU KONUDA BİLGİ
SUNULDU

Ankara’da Yüksek Mühendisler Birliği İTÜ Evinde; İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Sayın Muhammed ŞAHİN; Teknik Üniversitenin hedefleri konusunda 8.11.2008 tarihli verdiği konferansta; İstanbul Teknik Üniversitesinin Araştırma Üniversitesi haline getirileceğini; insan ile ilgili yatırımlar yapılacağını; 20 yılda İstanbul’un yeniden inşaa edileceğini ve Ülkemizin kalkınması için TÜBİTAK ile işbirlikleri yapılarak; Ülkemiz için çok büyük projeler üretileceği konusunda fevkalade önemli bilgiler vermiştir.
Sayın Rektör Muhammed ŞAHİN‘e; Marmara bölgesi ile Erzincan şehrinde ve ovasında yeraltında doğalgaz patlamaları ile kıyametler koparcasına çok korkunç afetlerin meydana geldiği; deprem hareketleri başlamadan kısa bir süre önce yeraltında doğalgaz patlamalarından ileri gelen bu afetlerin deprem olayları ile ilgisi olmadığı ve Erzincan ovasında Ülkemizin bütün doğalgaz ihtiyacını karşılayacak ölçüde çok zengin doğalgaz yatağı varlığı konusunda kısa bilgiler arz edilmiş ve bu konuda tarafımdan düzenlenen 10.10.2008 tarihli rapor verilerek; bu konuya ilgi gösterilmesi ve yardımcı olunması istenilmiştir.
Mezun olmakla iftihar ettiğim İstanbul Teknik Üniversitesine; bu Üniversitenin Sayın Rektörüne; dünyada yalnız Marmara bölgesi ile Erzincan şehrinde ve ovasında yer altı düdüklü tencerelerine benzer kapalı ortamlarda doğalgaz patlamaları ile kıyametler koparcasına çok korkunç afetlerin meydana geldiği; depremleri önlemek mümkün olmadığı halde; alınacak teknik önlemler ile bu korkunç afetlerin önleneceği ve Erzincan ovasında çok zengin doğalgaz yatağı varlığı konusunda fevkalade çok önemli ve çok büyük bir proje sunulmaktadır.
Marmara Bölgesiyle Erzincan şehrinde ve ovasında deprem hareketleri başlamadan kısa bir süre önce yeraltında doğalgaz patlamalarından ileri gelen kıyametler koparcasına çok korkunç afetlerin önlenmesi ve Erzincan ovasında çok zengin doğalgaz yatağı varlığı konularında; bütün vatandaşlarımızın yakın ilgi göstermesi ve bu konulara yardımcı olunması; yurttaşlığın kutsal görevi olarak kabul edilmelidir.
Hüseyin Hüsnü GÜREL
Yük.İnş.Müh. (İTÜ-1953)

*****************************
YANKILAR VE YORUMLAR:
Sayın Hüseyin Hüsnü GÜREL, Yüksek Mühendis, Ankara-TÜRKİYE
Türk dünyasının lider kurumu ve uluslararası en güçlü lobisi olan "TURKISHFORUM" da 'ilgi' raporunuz yayınlandı. Bunu nasıl başardınız bilmiyorum. Ama sonuçta sizi kutlarım. Sadece bu bile çok büyük bir başarı. Eminim bu rapor devlet-hükümetin ilgisini çekecek ve (belki) bir süre sonra konuyla ilgili çalışmalar başlatılacaktır. Belki diyorum, zira benzer bilimsel çalışmalardan (ben, TÜRKİYE'de olduğum süre içinde) müspet bir sonuş alamadım ve gerekli ilgiyi göremedim. Şimdi yurt dışındayım. Mamafi, Şu an itibarıyla yazınız ve raporunuzu 100'e yakın devlette en az 3 milyon Türk'ün okuduğunu sanıyorum. Ancak, bu yeterli değil. Kullandığınız teknik, üslup ve harika web sitenizden, popülizm sevdalısı olmadığınız açıkça anlaşılıyor. Bence, bu iddianızı destekleyici bulgular, somut veriler ve yeni belgelerle sürdürmelisiniz. İleride size bazı teknik sorular yöneltecek ve mümkünse cevap bekleyeceğim. Makul ve mukni bulursam size destek olabileceğimi düşünüyorum. Bilvesile sizi kutlar, özgün çalışmalarınızda başarılar dilerim. Kardeşim. Prof. Dr. Salih Ziya Konyalı, Newyork City//ABD ::: 16 Ekim 2008
***
Kimden: Feridun Erman (ermanferidun46@hotmail.com)
Gönderme tarihi: 06 Kasım 2008 Perşembe 09:16:14, Kime: hhgurel@hotmail.com
Sayın Gürel , Bu yolda aşama kaydettiğinizi görüyorum. Eğer bürokratik bir takım engeller aşılabilirse ülkemize büyük hizmetlerde bulunabileceğinize eminim . Lütfen diğer kurumlardan gelecek yanıtları da duyurmayı ihmal etmeyiniz. Başarı dileklerimi sunarım. Saygılarımla, Feridun ERMAN
***
C* [Kuvayi Milliye Cephesi] Takipçinizim‏
Kimden: Ucar adına kuvayi_milliye_cephesi@yahoogroups.com
Gönderme tarihi: 21 Kasım 2008 Cuma 01:09:24
Kime: HÜSEYİN HÜSNÜ GÜREL
Arastirmalarinizi yakIndan takip etmeye calisiyorum, elimden geldikce yazilarinizi ve maillerinizi okuyarak bilgi sahibi oluyorum. Ben Antalya'da oturuyorum. Calismalarinizi takdir ediyor ve basarilarinizin devamini diliyorum. Inaniyorum ki sizler yalniz degilsiniz. Kalplerimiz sizinle ve Turkiye icin calisan butun kardeslerimizlededir. Tanri Turk'u korusun ve yuceltsin. Ne Mutlu Turk'um Ddiyene.
(oybirligi) Re: BASINA VE KAMUOYUNA AÇIKLAMA‏
***
Kimden: Mustafa Gürbüz (99.mustafa@gmail.com)
Gönderme tarihi: 20 Kasım 2008 Perşembe 15:36:56
Kime: hhgurel@hotmail.com; 99.mustafa@mynet.com; zehragurbuz@gmail.com; anayurtgazetesi@gmail.com; orkun@orkun.com.tr; oybirligi@googlegroups.com
Değerli Meslekdaşım ve Aziz Dostum Y.Müh. Hüseyin GÜREL Beyefendi,
Ankara, 20.11.2008
Seneler önce; Erzincan' da Denetçi Müşavir olarak çalıştığım TKİ inşaatları yapılırken sizinle tanışmış olmak ve büyük misafirperverlik göstererek yabancı mühendislerlede, görüşmelerimizin seneler sonrada olsa, TPAO tarafından tezinizin kabul edilmiş olması ve araştırma yapılması için yılmak bilmeyen bu gayretinizden dolayı SİZİ candan kutlar ve sağlık mutluluk başarı dilerim.
Umarım iyi netice alınır ve Erzurum, Türkiye DOĞAL Gaz ihtiyacını karşılar.
Mustafa GÜRBÜZ, Mimar Yazar,
0 536 496 87 99 - 4177810

31 Ekim 2008 Cuma

Resmi Kurum ve Kuruluşlardan Gelen Cevaplar:

TÜRKİYE PETROLLERİ ANONİM ORTAKLIĞI
Genel Müdürlüğü
Sayı: B.15.2.TPAO.10.00.00/3690
Konu: Deprem ve Doğalgaz hk.,
Tarih: 24 Ekim 2008 * 019229
Sayın Hüseyin Hüsnü GÜREL
Ahenk S.No:10/11
Çankaya/ANKARA

İlgi: 10.10.2008 tarihli dilekçeniz.
Türkiye Petrolleri A.O. Genel Müdürlüğü'nün Jeoloji ve Jeofizik Ekipleri petrol ve doğalgaz aramacılığı çalışmalarını tüm Doğu Anadolu Bölgesi'nde olduğu gibi, Erzincan Ovası ve civarında da sürdürmektedir. Bu çalışmalar sonrası olumlu sonuç alınan sahalarda sondajlı arama faaliyetleri yürütülmektedir.
Dilekçenizde bahsettiğiniz Marmara Bölgesi ve Erzincan Ovası'nın deprem olayları ile ilgili konular, Kurumumuz görev alanı dışında kalmaktadır.
Göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür eder, bilgilerinizi rica ederiz.
Mehmet Şirin UĞUR Ömer ŞAHİNTÜRK
Arama Daire Başkan Yardımcısı Arama Daire Başkan Vekili
***
Sayın Hüseyin Hüsnü GÜREL
Ahenk S.No:10/11
Çankaya/ANKARA
Ankara; 27.10.2008 Sayı: 1807
İlgi: 10.10.2008 tarih ve 1790 sayılı yazınız.
Odamıza göndermiş olduğunuz “Marmara Bölgesi ile Erzincan Şehrinde ve Ovasında Yeraltı Doğalgaz Patlamaları ile Meydan Gelen Korkunç Afetler ve Erzincan Ovasında Çok Zengin Doğalgaz Yatağı Varlığı Hk” başlıklı dilekçeniz ile rapor ve otuziki adet yazılı belgeniz, Odamızın ilgili komisyonunca incelenmiştir.
Deprem sırasında oluşan patlamaların doğalgaz kaynaklı olduğunu belirtildiği için, belirtilen deprem bölgelerinde doğalgaz yatakları olabilme ihtimalini gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Konu ile ilgili olarak, Enerji Bakanlığı bünyesindeki ilgili tüm kurumların görev ve sorumluluğu bulunmaktadır.
Maden Mühendisleri Odası bu ve buna benzer konularda hertürlü desteği vereceğini belirtir, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Saygılarımızla,
Nahit ARI Genel Sekreter, Yönetim Kurulu Üyesi
***

Sayın Hüseyin Hüsnü GÜREL
Ahenk Sokak 10/11
Çankaya-ANKARA

Sayı : B.02.1.TBT.0.06.03.00.165-754 Ankara: 16 Ekim 2008
Konu : Başvurunuz
Kurumumuza yazıyla iletilmiş bulunan önerinizle ilgili olarak TÜBİTAK tarafından, bireysel araştırma projelerine destek verilmemesi nedeniyle, herhangi bir girişimde bulunulması söz konusu olamamaktadır. Çalışmanıza Kurumumuz tarafından maddi veya teknik yardım sağlanması ancak önerilerinizi bu konuda yetkin bir ekiple vermeniz ve TÜBİTAK proje değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilmesiyle mümkün olabilir. Araştırma Projesi Destekleme Esaslarına web sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Bilgilerinizi saygılarımla rica eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
--imza--
Prof. Dr. M. Arif ADLI
Araştırma Destek Programları Başkanı

23 Ekim 2008 Perşembe

ERZİNCAN OVASI 'DOĞALGAZ' DEPOSU
Mustafa Nevruz SINACI (20 Ekim 2008, Ankara)
İnşaat Yüksek Mühendisi Hüseyin Hüsnü Gürel, günümüzde çok nadir rastlanan bir bilim adamı, vatan, millet, bayrak ve toprak sevdalısı. Yüreğini insana ve insanlık davasına hizmete adamış “Türk halkı el âleme avuç açmasın, düşmanına muhtaç olmasın” diye gece gündüz çalışan fedakâr insan. Milliyetçilik nedir-ne değildir-i iyi bilen, ülke ve halka hizmet için yaşayan, gereğini hakkıyla, lâyıkıyla yapan örnek ve önder bir ilim adamı o.
Yıllardır ülkemiz handikabı deprem, doğalgaz ve petrol üzerine uğraşır. O, Marmara, Sakarya ve Düzce depremlerini en iyi anlayan, Erzincan depremlerini defalarca fiilen yaşayan bir kişi. O, bir ‘acı’ adamı, ıstırap devi. Bu nedenle kendini millet acı çekmesin; Huzurlu-güvenli, zengin ve mutlu bir hayat yaşasın” idealine adamış.
Öyle ki, aşağıda özetleyeceğim çalışma tam bir ilmi tetkik, tefekkür ve saha etütleri sonucu hazırlanmış müthiş bir rapor; Marmara Havzası, İstanbul ve Anadolu fay hatları ve hareketleri (depremleri) konusunda bütün sır, bilinmeyen ve gizem tarihi süreç içinde incelenmiş, değerlendirilmiş ve bütün çıplaklığı ile, çözümleri dâhil ortaya konulmuş.
Sadece bir bilim adamının, muhatap yetkili, kurum-kuruluş veya sorumlunun değil, herkesin bu raporu okuması, incelemesi gerek. Bir de işin ‘milli servet bağlamında’ ekonomik boyutu var. Şu ahtapotun kolları meselesi ve büyük Atatürk’ün “İktisadi Özgürlük” hedefi!..
İŞTE GERÇEKLER: (10 Ekim 2008 tarihli rapor özeti)
“Marmara Bölgesi, Erzincan Şehri ve Ovası Yeraltı Doğalgaz Patlamaları; Korkunç Afetler ve Erzincan Ovasında 'Çok Zengin Doğalgaz Yataklarının Varlığı" Hakkında Rapor: Dünyada yalnız Marmara bölgesi ile Erzincan şehrinde ve ovasında yeraltında kil tabakaları arasında düdüklü tencerelere benzer ortamlarda doğalgaz ve suya doygun zeminler yan yana ve beraberce bir arada bulunmaktadır. Marmara bölgesi ile Erzincan şehri ve ovasında deprem hareketleri başlamadan kısa bir süre önce doğalgaz patlamaları ve suya doygun zeminlerde meydana gelen sıvılaşma olayları ile bu zeminler aşağıdan yukarı itilmekte… Yüzey arazi deniz gibi dalgalanmakta… Binalar ile tesisler burgu gibi bükülerek canavarca parçalanmaktadır. Özellikle Marmara denizinde doğalgaz patlaması ile deniz suyu havaya savrulmakta ve meydana gelen Tsunami (yüksek deniz dalgaları) ile Marmara denizi kıyılarında birçok yerler sular altında kalmakta, yeraltında doğalgaz patlamaları ile dünyada benzeri olmayan kıyametler koparcasına korkunç afetleri meydana gelmektedir.
Deprem hareketleri başlamadan önce yeraltında doğalgaz patlamaları ve deprem olayları birbirinden farklı ve başka-başka olaylar olduğundan; bu çok korkunç afetlerin depremler ile hiçbir ilgisi yoktur. Bu afetlerin depremlerden ileri geldiği kabul etmekle çok büyük yanılgı içerisine düşülmektedir….”
Bu sadece rapordan birkaç satır. Gerisi müthiş. Baştan sona bilimsel tespit, belge, ispat ve tatminkâr verilerle dolu, kendisi de ‘onurlu ve sorumlu’ bir Erzincanlı olan Hüseyin Hüsnü Gürel, doğrusu fevkalade bir çalışma yapmış. Yapmakla da kalmamış. Rapor özeti, sunum ve eklerini ilgili olabilecek bütün kişi, kurum, kuruluş ve üniversitelere göndermiş.
Ben raporu aldım. Bütün ek ve ayrıntıları ile detaylı inceledim. Erbabıyla mütalaa ve müzakere ettim. Ehil ve akil çevrelerde oluşan kanaat şu: “Hükümet ve halk (özellikle ve başta ENERJİ BAKANLIĞI olmak üzere; Marmara havalisi yerleşkeleri, İstanbul, Sakarya ve Erzincan halkı) derhal konuya el atarak sahiplenmeli, eserin sahibi Hüseyin Hüsnü Gürel dinlenmeli, başta Erzincan ovası doğalgaz potansiyeli ortaya çıkartılmak kaydıyla deprem konusunda da gereken neyse yapılmalıdır”

Rapor zaten ilgili, yetkili ve sorumlu kurumların tamamına iletilmiş durumda. Ayrıca, bütün ek, açıklama ve ayrıntıları ile
http://kamuhizmeti.blogspot.com/ sitesinde yayında.
İsteyenler, hhgurel@hotmail.com adresine mail atabilir veya “Ahenk Sokak. 10/11 Çankaya / ANKARA” adresinde bu değerli bilim adamını ziyaret edebilir.

Doğalgazda şok iddia
Türkiye'nin doğalgaz ihtiyacını karşılayacak hatta yurtdışına bile ihraç edecek kadar büyüklükte doğalgaz bulunduğunu iddia edildi.
ANKARA, 17.10.2008 17:06:24
78 yaşındaki mühendis Hüseyin Hüsnü Gürel, Erzincan ve Marmara Bölgesi'ndeki doğalgaz varlığıyla ilgili TBMM Başkanı Köksal Toptan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'e raporlar gönderdiğini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunacağını söyledi. Türkiye'nin en büyük doğal afeti Erzincan'daki 1939 depremine ve son olarak 1983'teki depreme tanık olan Gürel, sarsıntılar öncesi duyulan korkunç patlama seslerinin nedeni araştırarak bu seslerin bölgedeki zengin doğalgaz yataklarından kaynaklandığını tespit ettiğini söyledi.
Yalansa beni asın
Hazırladığı raporda bunu belgeleyen Gürel, "Erzincan'da doğalgaz var, bu yalansa beni asın, mahkemeye verin, cezalandırın ama doğruysa Türkiye'yi kurtarır. Bu doğalgaz küçük bir olay değildir, Erzincan'ı altından yapar" diye konuştu. Erzincan ve Marmara'da deprem olmadan önce bölge halkının yer altından büyük sesler duyduğunu ifade eden Gürel, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, "Sesin hızı saniyede 346 metredir, deprem hareketinin hızı ise saniyede 5 bin kilometredir. Yani deprem hızı sesten 15 bin defa daha büyüktür. Yer altında önce bir deprem hareketi başladığı zaman önce hareketten önce ses gelmesi gerekir. Erzincan ve Marmara Bölgesi'nde depremden önce ses işitilir. Bu fizik kanunlarına aykırıdır. Bunun nedeni açıktır, depremden önce doğalgaz patlaması yaşanıyor" şeklinde konuştu.
Depremlerin sebebi doğalgaz
Doğalgazın bulunduğu yerleri 'düdüklü tencereye' benzeten Gürel, "Bir düdüklü tencerenin içine kum, çakıl ve doğalgaz koyup patlatırsanız üzerinde tren bile olsa havaya hoplatır" dedi. Gürel ayrıca Erzincan'daki depremlerde geceleri yerden göğe ulaşan doğalgazın yandığını ve yerdeki tüm karları erittiğine şahit olduğunu söyledi. Erzincan Ovası'nda bulunan doğalgazın hem kentin hem de Türkiye'nin kaderini değiştirebilecek zenginlikte olduğunu savunan Gürel, şunları söyledi: "Ben Erzincan depremini gördüm. Büyük de bir patlama gördüm. Depremden önce doğalgaz patlıyor. Marmara ve Erzincan'da depremlerde nur gibi ışıklar meydana gelir. Bu doğalgazın yanması sonucu oluşur. Tabii afetlerin nedenlerinden biri de doğalgazdır. Gökteki doğalgaz yanıyor, yerdeki karları eritiyor. Hesap edersek trilyonlarca metreküptür. Hava soğuktur. 92 depreminde eksi 11.3 dereceyi şeker fabrikası tespit etmiştir. Sabaha kadar karlar erimiştir. Türkiye'nin yıllık ihtiyacı 20 milyar metreküptür.
Devlet bunu incelemeli

Bunun en az 5-6 misli gaz gökte yanıyor. Erzincan'ın bir özelliği var, faylar çok kötüdür, ben bunları kabul ediyorum. Faylardan doğalgaz kaçar, petrol geçer. Yalnız Erzincan'ın bir özelliği var, Arabistan kıtası Anadolu'yu muazzam kuvvetle iter, faylar kırılır, çatlar, deprem olur. Depremlerden bir gün, yarım gün evvel gaz çıkmaya başlar. Deprem olur olmaz Arabistan Anadolu'yu, Erzincan Ovası'nı ittiği için bu faylar vana gibi kapanır. Bu kırılan faylardan doğalgaz sızar. Bana diyorlar ki Azerbaycan'da, İrlanda'da doğalgaz çıkıyor. Bizim doğalgazımız çıkmıyor ama bu bizim lehimizedir. Bir gün iki gün çıkıyor, gökte yanıyor, karları eritiyor ve sonra kapanıyor. Eğer Erzincan Ovası'ndaki gökte yanan doğalgaz, Erzincan ovasındaki soğuk havayı trilyonlarca metreküp ısıtıyorsa, ovadaki karları eritiyorsa, bunun hesabını yaparsanız Türkiye ortalamasının üstündedir. Bir avuç gazla olmaz bu. Devlet bunu incelemeli, gereken araştırmayı yapmalıdır. Bu doğalgaz Türkiye'nin ve Erzincan'ın kaderini değiştirir. Küçük bir olay değildir. Bu Erzincan'ı altından yapar. Erzincan'da doğalgaz var, bu yalansa beni asın, mahkemeye verin, cezalandırın ama doğruysa Türkiye'yi kurtarır." Hüseyin Hüsnü Gürel, bölgedeki doğalgaz varlığının büyük bir nimet olmakla birlikte aynı zamanda ciddi bir tehdit de oluşturduğunun altını çizerek, devletin bu konuya el atmasını istedi.
Kuyu kazılarak depremler önlenebilir mi !...
Osmanlı Padişahı 2. Beyazıt'ın 1509 depreminde kentin çeşitli yerlerine 400 kuyu kazdırdığını ve çok az masrafla İstanbul'u bu deprem sarsıntılarından kurtardığını anlatan Gürel, bu kuyular ile yeraltı düdüklü tenceresine 400 delik açıldığını, kuyuların denge bacası görevi yaparak basıncı azalttığını kaydetti. Gürel, Marmara Bölgesi ile Erzincan Ovasında 20-30-50-100 metre gibi az derinliklerde geniş çaplı kuyular kazdırılarak, bu yerlerin çok az masrafla çok korkunç afetlerden kolayca kurtarılabileceği uyarısında bulundu. Erzincan Ovası'nda çok zengin doğalgaz yatağı varlığının kesin olarak belli olduğunu ve her deprem gecesi Türkiye'nin yıllık doğalgaz ihtiyacından daha fazlası doğalgazın gökte yandığını savunan Gürel, Erzincan Ovası'ndaki zengin doğalgaz yatağı ortaya çıkarıldığı takdirde, Türkiye'nin bütün doğalgaz ihtiyacı karşılandıktan sonra fazlasının ihraç edilebileceğini söyledi. Gürel, bu çok zengin doğalgaz yatağı ile Türkiye'nin doğalgaz bakımında dışa bağımlılıktan kurtulacağını ve yüz binlerce insana iş imkanı sağlanacağını öne sürdü.
Gürel, Erzincan ve Marmara Bölgesi'ndeki doğalgaz varlığına ilişkin raporu başta TBMM, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlara gönderdi. Gürel, rapordan Başbakan Erdoğan'a da göndereceğini sözlerine ekledi.
YUSUF ZİYA ERARSLAN, İHA, 17 Ekim 2008 -ANKARA

18 Ekim 2008 Cumartesi

YANKILAR VE YANSIMALAR..

WWW.turk724.com
Yerel Mühendisten Türkiye'nin İhtiyacını Karşılayacak Doğalgaz Kaynağımız Var İddiası (function fontbuyut(r)
Erzincanlı mühendis Hüseyin Hüsnü Gürel,
memleketinde Türkiye'nin doğalgaz ihtiyacını karşılayacak hatta yurtdışına bile ihraç edecek kadar büyüklükte doğalgaz bulunduğunu iddia ederek, "Erzincan'da doğalgaz var, bu yalansa beni asın, mahkemeye verin, cezalandırın ama doğruysa Türkiye'yi kurtarır.
Bu doğalgaz küçük bir olay değildir, Erzincan'ı altından yapar" dedi.78 yaşındaki mühendis Hüseyin Hüsnü Gürel, Erzincan ve Marmara Bölgesi'ndeki doğalgaz varlığıyla ilgili TBMM Başkanı Köksal Toptan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'e raporlar gönderdiğini, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunacağını söyledi.
Türkiye'nin en büyük doğal afeti Erzincan'daki 1939 depremine ve son olarak 1983'teki depreme tanık olan Gürel, sarsıntılar öncesi duyulan korkunç patlama seslerinin nedeni araştırarak bu seslerin bölgedeki zengin doğalgaz yataklarından kaynaklandığınıtespit ettiğini söyledi. Hazırladığı raporda bunu belgeleyen Gürel, "Erzincan'da doğalgaz var, bu yalansa beni asın, mahkemeye verin, cezalandırın ama doğruysa Türkiye'yi kurtarır. Bu doğalgaz küçük bir olay değildir, Erzincan'ı altından yapar" diye konuştu.Erzincan ve Marmara'da deprem olmadan önce bölge halkının yer altından büyük sesler duyduğunu ifade eden Gürel, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, "Sesin hızı saniyede 346 metredir, deprem hareketinin hızı ise saniyede 5 bin kilometredir. Yani deprem hızı sesten 15 bin defa daha büyüktür. Yer altında önce bir deprem hareketi başladığı zaman önce hareketten önce ses gelmesi gerekir.
Erzincan ve Marmara Bölgesi'nde depremden önce ses işitilir.
Bu fizik kanunlarına aykırıdır. Bunun nedeni açıktır, depremdenönce doğalgaz patlaması yaşanıyor" şeklinde konuştu.Doğalgazın bulunduğu yerleri 'düdüklü tencereye' benzeten Gürel, "Bir düdüklü tencerenin içine kum, çakıl ve doğalgaz koyup patlatırsanız üzerinde tren bile olsa havaya hoplatır" dedi.
Gürel ayrıca Erzincan'daki depremlerde geceleri yerden göğe ulaşan doğalgazın yandığını ve yerdeki tüm karları erittiğine şahit olduğunu söyledi. Erzincan Ovası'nda bulunan doğalgazın hem kentin hem de Türkiye'nin kaderini değiştirebilecek zenginlikte olduğunu savunan Gürel, şunları söyledi:"Ben Erzincan depremini gördüm. Büyük de bir patlama gördüm.
Depremden önce doğalgaz patlıyor. Marmara ve Erzincan'da depremlerde nur gibi ışıklar meydana gelir. Bu doğalgazın yanması sonucu oluşur.
Tabii afetlerin nedenlerinden biri de doğalgazdır. Gökteki doğalgaz yanıyor, yerdeki karları eritiyor. Hesap edersek trilyonlarca metreküptür. Hava soğuktur. 92 depreminde eksi 11.3 dereceyi şeker fabrikası tespit etmiştir. Sabaha kadar karlar erimiştir. Türkiye'nin yıllık ihtiyacı 20 milyar metreküptür.Bunun en az 5-6 misli gaz gökte yanıyor.
Erzincan'ın bir özelliği var, faylar çok kötüdür, ben bunları kabul ediyorum. Faylardan doğalgaz kaçar, petrol geçer. Yalnız Erzincan'ın bir özelliği var, Arabistan kıtası Anadolu'yu muazzam kuvvetle iter, faylar kırılır, çatlar, deprem olur.
Depremlerden bir gün, yarım gün evvel gaz çıkmaya başlar. Deprem olur olmaz Arabistan Anadolu'yu, Erzincan Ovası'nı ittiği için bu faylar vana gibi kapanır. Bu kırılan faylardan doğalgaz sızar. Bana diyorlar ki Azerbaycan'da,İrlanda'da doğalgaz çıkıyor. Bizim doğalgazımız çıkmıyor ama bu bizim lehimizedir. Bir gün iki gün çıkıyor, gökte yanıyor, karları eritiyor ve sonra kapanıyor. Eğer Erzincan Ovası'ndaki gökte yanan doğalgaz, Erzincan ovasındaki soğuk havayı trilyonlarca metreküp ısıtıyorsa, ovadaki karları eritiyorsa, bunun hesabını yaparsanız Türkiye ortalamasının üstündedir. Bir avuç gazla olmaz bu.
Devlet bunu incelemeli, gereken araştırmayı yapmalıdır.
Bu doğalgaz Türkiye'nin ve Erzincan'ın kaderini değiştirir.
Küçükbir olay değildir. Bu Erzincan'ı altından yapar. Erzincan'da doğalgaz var, bu yalansa beni asın, mahkemeye verin, cezalandırın ama doğruysa Türkiye'yi kurtarır." Hüseyin Hüsnü Gürel, bölgedeki doğalgaz varlığının büyük bir nimet olmakla birlikte aynı zamanda ciddi bir tehdit de oluşturduğunun altını çizerek, devletin bu konuya el atmasını istedi.
Osmanlı Padişahı 2. Beyazıt'ın 1509 depreminde kentin çeşitli yerlerine 400 kuyu kazdırdığını ve çok az masrafla İstanbul'u bu deprem sarsıntılarından kurtardığını anlatan Gürel, bu kuyular ile yeraltı düdüklü tenceresine 400 delik açıldığını, kuyuların denge bacası görevi yaparak basıncı azalttığını kaydetti.
Gürel, Marmara Bölgesi ile Erzincan Ovasında 20-30-50-100 metre gibi az derinliklerde geniş çaplı kuyular kazdırılarak, bu yerlerin çok az masrafla çok korkunç afetlerden kolayca kurtarılabileceğiuyarısında bulundu.
Erzincan Ovası'nda çok zengin doğalgaz yatağı varlığının kesin olarak belli olduğunu ve her deprem gecesi Türkiye'nin yıllık doğalgaz ihtiyacından daha fazlası doğalgazın gökte yandığını savunan Gürel, Erzincan Ovası'ndaki zengin doğalgaz yatağı ortaya çıkarıldığı takdirde, Türkiye'nin bütün doğalgaz ihtiyacı karşılandıktan sonra fazlasının ihraç edilebileceğini söyledi. Gürel, bu çok zengin doğalgaz yatağı ile Türkiye'nin doğalgaz bakımında dışa bağımlılıktan kurtulacağını ve yüz binlerce insana işimkanı sağlanacağını öne sürdü.
Gürel, Erzincan ve Marmara Bölgesi'ndeki doğalgaz varlığına ilişkin raporu başta TBMM, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlara gönderdi. Gürel, rapordan Başbakan Erdoğan'a da göndereceğini sözlerine sözlerine ekledi.
**DOĞALGAZ DA ŞOK İDDİA
ZEKİRDEK: www.zekirdek.com/haber-dogalgazda-sok-iddia-22244.html -
İMPRESSARİO: impressario.azbuz.com/blog/yazi/oku/.../TURKIYENIN-YERALTI-ZENGINLIKLERI-NEDEN-KIM-CIKARTTIR...
OPTION: option=com_content&view=article&id=264:erzncanda-doalgaz-&catid...53
GOOGLEE: groups.google.com.tr/group/.../web/mteri-kizitirma-cazgirlii-yapan-pazarlamaci-taraf-tr-lar-onlar
HABER.IPGHABER: haber.lpghaber.com/-Muhendisten-Turkiye-nin-Ihtiyacini-Karsilayacak-Dogalgaz-Kaynagimiz-Var-Iddiasi--resimleri-1-1...
FİKİRYOLU: www.fikiryolu.com/category/6-kitap-makale/biraz-da-psikoloji/ - 167k
YASNİ.DE: www.yasni.de/person/g%FCrel/h%FCsn%FC/h%FCsn%FC-g%FCrel.htm - 48k -
MİGEM: www.migem.gov.tr/links/duyurular/genel/TOPLAM%201%20(c)%20İPTAL%20SON%20HALİ.htm - Benzer sayfalar
Y O R U M L A R : (Erzincan Haber, 18 Ekim 2008)
Gönderen: Misafir Tarih: 18.10.2008 Saat: 14:01
HÜSEYIN Bey diyorsa bu dogrudur ve buna devletin de kulak vermesi lazim.
Ayni anda gaz sikismasi yüzünden olan depremlerin etkiside azalir. Kendisisini tanirim uzun yillar madencilik yapmistir. Belkide hala yapiyordur yaninda calismis tim insana deyer verisi vede sürekli arastiran yanina hep hayran olmustum kendisini bu vesileyle yürekten selamliyorum (Austria )dan- kemal yilmazcelik[ ]
Gönderen: Misafir Tarih: 18.10.2008 Saat: 20:37
EVET:Ben,Mak.müh NEŞET MUTLU..:Bundan 3 yıl öncydi Ankara'da iken Sn.Hüseyin Gürel bey beni aradı Küçükesat taki bürosunda bu konuyu görüştük.Numuneyi.. denedik Taş halinde bulunan Doğalgaz yanmaya başladı.. laboratuvar deneylerini ve raporları beraberce inceledik..ben şahsen konuyu ciddi buluyorum.incelenmesi gerekiyor.. ne kaybederiz.. Devlet veya Özel Sektör el atarlarsa TÜRKİYEMİZ KAZANIR: slm.. MUTLU MÜHENDİSLİK- CEVHER KOMBİ DOĞALGAZ ISI SİSTEKLERİ 05384336364 -0446 224 40 00 ERZİNCAN[ ])Gönderen: Misafir Tarih: 18.10.2008 Saat: 23:15
Türkiye orojenik ve epirojenik hareketlerini 3. zamanda tetis denizinin altından kurtularak tamamlamıştır.. Yani Türkiye bahsi geçen avrupa ülkelerinden daha sonraları oluşumunu tamamlamıştır. Karadenizdeki mediterranizasyon olayını da benzetecek olursak Karadeniz hem doğal gaz olarak hem de plakton bakımından dünya üzerindeki en zengin alanlardan biridir. Bu yüzden sadece Erzincan değil, tetis denizinden arta kalan tortulların altında kalan canlıların ayrışması esnasında çok büyük gazlar açığa çıkması muhtemeldir.Erzincan'a bakacak olursak Ergan dağı Toros dağ kıvrımlarının devamı, Esence ise dağları ise Kuzey Anadolu dağlarının devamıdır. Yani Erzincan ovası farklı dağ kıvrımlarının kesişme noktasıdır. Bu da dolayısıyla deprem yönüyle Erzincanı zengin kılacaktır ancak varsayılan teoriler doğru ise bu faylardan gaz çıkışı son derece normaldir; Erzincan ve Türkiye içinse bulunmaz bir fırsattır. Zaten Ekşisuda yer altında gaz çıkışlarını gözümüzle görmüyor muyduk? Ancak bu gazı çıkarmak için de güçlü bir irade, güçlü bir Türkiye olması gerekli. Bunu da sağlayacak bir irade ne yazık ki ancak Atatürk döneminde olmuştur. Şimdilerde bu gazı çıkarmak ancak heba ederek harcanır.Teşekkürler.